Oğlum nereye koydun sana verdiğimiz piyango biletini?..” Piyango bileti… Evet gerçekten nereye koydum ben onu ya? Dün akşam annem verdiydi okula giderken yoldaki piyangocudan değiştireyim diye. Son iki rakamına ikramiye vurduğu için amortinin iki katı para alınacak. Annemler işten dönerken piyangocu çoktan evine gidip torunlarını okşamaya başladığından bana kalmış bu iş. Babam yapamaz filan diye […]
TEKNOLOJİ NOSTALJİSİ
Monthly Archives April 2008
OYUN NOSTALJİSİ
Baba bana saat al… Benim derdim aslında bir saat sahibi olmak değildi. 80′li yılların en başında her kol saati birer oyunla birlikte satılmaya başlanmıştı. Benim istediğim saat çok özeldi: Çünkü onun içinde uzay oyunu vardı. Uzaaay…
Babam, benim kahramanım, o zamanlar için bulup buluşturmuş, bunu satın almıştı. Saatin oyun oynamak için iki düğmesi vardı. İlki benim […]
FOTOĞRAF MAKİNESİ NOSTALJİSİ
Bugünkü telefonlarımızın cebimizde taşıyabilmemiz, uzun süre konuşabilmemiz, renkli ekran ve polifonik sese sahip olmamız dışında çok önemli bir özelliği var: Cebimizdeki fotoğraf makineleri bunlar. İstediğimiz dakika, istediğimiz olayı ölümsüzleştirme aracı bu cep telefonları. Hatta esas özeliklerinin dışında, artık telefonları bu yan güzellikleri taşıyor yarınlara, insanların çantalarına…
Sene 1970′ler… Yurt dışına giriş çıkışlar o derece serbest değil. […]
FOTOĞRAF NOSTALJİSİ
Eskiden teknoloji takip etmek çok zordu. Efsane teknolojiler vardı mesela 70′li yıllarda: Hani şu içinde lambalar gördüğümüz pikaplı müzik setleri, renkli de gösterebilen televizyonlar, babanın bir arkadaşının Almanya’dan getirdiği 250 km. yapan arabalar ve tabii Japonların layzerli (lazer öyle okunur sanıyordum küçükken) fotoğraf makineleri…
Bir şekilde 80′li yıllardan sonra bu teknolojilere dokunabilmeye başladık. Mesela otoyolda 160 […]
UZAKTAN KUMANDA NOSTALJİSİ
“Oğlum sana yılbaşı hediyeni birazdan vereceğiz” dedi annem. Evet bu sefer kesinlikle uzaktan kumandalı arabayı alışlardı. Ondan önce aldıkları arabalar yakından kumandalıydı çünkü. Ben tutup halının üstünde bir ileri bir geri sürüyordum. Yeni araba ben dokunmadan nereye istersem oraya gidecekti. Ben de ona bakacaktım.
Gecenin o yaşlarıma göre ilerleyen saatlerinde annem ve babam karşıma dikilip gülerek […]
YANLIŞ NUMARA NOSTALJİSİ
Yanlış numara aramak herkesin her an başına gelebilecek bir durum. O minik ve narin eller için yapılmış tuşların üstünde gezinen dolma büyüklüğündeki parmaklarımızın zaman zaman bize oynadığı hazin bir oyun bu. Bunda sadece dolma parmakların değil, takılmayan gözlüklerin ve gelen baharla birlikte normal beyin irtifasının bir karış üstüne çıkan aklın da etkisinin olmadığını sölyersek haksızlık […]
KLAVYE NOSTALJİSİ
En başta bana sihir gibi geliyordu: Siz buradan bir aletin tuşlarına basıyorsunuz, bastığınız tuşların üstünde yazanlar ekranda gözüküyor. Nereden anlıyor bilgisayar sizin buradan bastığınız şeyi de onun resmini aynen ekranda çıkarıyor? Büyü…
Şimdilerde herkesin elinde bir cep telefonu tıkır tıkır tuşlara basıyor, mesajlar gönderiyor. Saatte beş sayfalık mesajı mini minicik tuşlarla yazabiliyor. Peki bilişimi biraz yakından […]
VİDYO NOSTALJİSİ
Eğer 1982 ve sonrasında doğduysanız bu yazı size bir masal gibi gelecektir. Ama 1982 sonrasında doğduysanız zaten “Uykudan Önce” programında Ergun amcanın masallarını dinlemediniz ki…
Günün birinde babam eve elinde bir “şeyle” geldi. Elindekinin ne olduğunu sorunca “vidyo kaset miymiş neymiş” diye geçiştirdi. Ama ben durur muyum… Ne işe yarıyor ne yapıyor diye başının etini yedim […]
WALKMAN NOSTALJİSİ
Bundan yıllar önce uzun istek ve yalvarmalarım sonuç verdi ve evin teknolojik adamına (bana) walkman alınması aile meclisi tarafından onaylandı. O zamanlar şimdiki gibi değil, walkman mevhumu tam oturmamış durumda… İp gibi kulak içine giren cihazlar yerine kafanın üstünden geçen, krom izlenimi uyandıran pırıl pırıl parıldayan demirin ucuna iliştirilmiş, ping pong topu büyüklüğünde kulaklıklarla dinliyorsunuz […]
BİLGİSAYAR NOSTALJİSİ
Bilgisayarla ilk kez annemin iş yerinde tanıştık. O yıllarda yakalar ve paçalar kocamandı. İnsanların saçları ve favorileri abartılı uzundu. Ülkede anarşi hüküm sürüyordu. Annem Türk Hava Yolları bünyesinde stok kontrol bölümünde çalışıyordu. Yaptıkları iş çok enteresandı: Uçakların parçalarının stoktaki yerleri onlardan sorulurdu. Bir A4 kağıdın beşte biri büyüklükte küçük kartonlara uçak parçalarının kodları yazılıyordu. Bu […]